ForumTanem.Net - Gençliğin Yeni Gözdesi


Mevlana Celaleddin Rumi

 İslam Dini Genel Bilgiler Katagorisinde ve  Sahabeler ve Alimler Forumunda Bulunan  Mevlana Celaleddin Rumi Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Mevlana Celaleddin Rumi Mevlana Celaleddin Rumi ( 07.01.1207)- (29.04.1273) Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan ...

Go Back   ForumTanem.Net - Gençliğin Yeni Gözdesi > Yüce Dinimiz İslamiyet > İslam Dini Genel Bilgiler > Sahabeler ve Alimler

Alt 21.02.12   #1 (permalink)
Görevli Bayan Üye
 
TıLSıM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt Tarihi: 14.12.11
Mesajlar: 5.945
Tecrübe Puanı: 12
TıLSıM is on a distinguished road
Standart Mevlana Celaleddin Rumi

Mevlana Celaleddin Rumi



Mevlana Celaleddin Rumi
( 07.01.1207)- (29.04.1273)



Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan Ülkesi'nin Belh şehrinde doğmuştur.
Mevlâna'nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında "Bilginlerin Sultânı" ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahâeddin Veled'tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur.
Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'den ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü'I-Ulemâ 1212 veya 1213 yılllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh'den ayrıldı.
Sultânü'I-Ulemâ'nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış mutasavvıf Ferîdüddin Attar ile de karşılaştılar. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Ferîdüddin Attar'ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır.
Sultânü'I Ulemâ Nişabur'dan Bağdat'a ve daha sonra Kûfe yolu ile Kâ'be'ye hareket etti. Hac farîzasını yerine getirdikten sonra, dönüşte Şam'a uğradı. Şam'dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende'ye (Karaman) geldiler. Karaman'da Subaşı Emir Mûsâ'nın yaptırdıkları medreseye yerleştiler.
1222 yılında Karaman'a gelen Sultânü'/-Ulemâ ve ailesi burada 7 yıl kaldılar. Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala'nın kızı Gevher Hatun ile Karaman'da evlendi. Bu evlilikten Mevlâna'nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adlı iki oğlu oldu. Yıllar sonra Gevher Hatun'u kaybeden Mevlâna bir çocuklu dul olan Kerrâ Hatun ile ikinci evliliğini yaptı. Mevlâna'nın bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Âlim Çelebi adlı iki oğlu ile Melike Hatun adlı bir kızı dünyaya geldi.
Bahaeddin Veled Sultanın davetini kabul etti ve Konya'ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldiler. Sultan Alâeddin kendilerini muhteşem bir törenle karşıladı ve Altunapa (İplikçi) Medresesi'ni ikametlerine tahsis ettiler.
Sultânü'l-Ulemâ 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat etti. Mezar yeri olarak, Selçuklu SarayınınGül Bahçesi seçildi. Halen müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı'ndaki bugünkü yerine defnolundu.
Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizî ile karşılaştı. Mevlâna Şems'de "mutlak kemâlin varlığını" cemalinde de "Tanrı nurlarını" görmüştü. Ancak beraberlikleri uzun sürmedi. Şems aniden öldü.
Mevlâna Şems'in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkûbî ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebrizî'nin yerini doldurmaya çalıştılar.
Yaşamını "Hamdım, piştim, yandım" sözleri ile özetleyen Mevlâna 17 Aralık 1273 Pazar günü Hakk' ın rahmetine kavuştu. Mevlâna'nın cenaze namazını Mevlâna'nın vasiyeti üzerine Sadreddin Konevî kıldıracaktı. Ancak Sadreddin Konevî çok sevdiği Mevlâna'yı kaybetmeye dayanamayıp cenazede bayıldı. Bunun üzerine, Mevlâna'nın cenaze namazını Kadı Sıraceddin kıldırdı.

Mevlâna ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyordu. O öldüğü zaman sevdiğine yani Allah'ına kavuşacaktı. Onun için Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen "Şeb-i Arûs" diyordu ve dostlarına ölümünün ardından ah-ah, vah-vah edip ağlamayın diyerek vasiyet ediyordu.

"Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız!
Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir"

Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz
Şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeyiz biz... Bir katre olma, kendini deniz haline getir
Mademki denizi özlüyorsun, katreliği yok et gitsin Beri gel, beri! Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
İster kâfir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel,
Bizim dergâhımız, umitsizlik dergâhı değildir,
Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...

Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap...

Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol...
__________________
Sevilmekmi?'hiç Tanımadım Ki..' ya Gülmek? 'çoktan Unuttum'.. Yaşamak Mı?' Boş Ver.. 'aşK Ne Mi? 'büyük Bir Yalan'.. mutsuzluk Mu? 'o Benim Dünyam...
TıLSıM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hz. Mevlana'nın Hayatı TıLSıM Sahabeler ve Alimler 5 21.02.12 04:23
Bahar /Mevlana Celaledd'in Rumi şiir TıLSıM Şiir Yuvası 0 24.12.11 01:00
Kabir Alemi - imam Celaleddin Es-Suyuti | 7 MB arap2000 Kitap Özetleri & E-Kitaplar 0 05.02.11 20:19
Mevlana Celaleddin-i Rumi - Mesnevi | 6 Cilt arap2000 Kitap Özetleri & E-Kitaplar 0 06.01.11 16:40
Celaleddin Ada - Can Ahmedim İlahisi Silent_Port İslami Videolar 0 27.08.10 18:09


Saat: 09:56


Telif Hakları vBulletin® v3.8.7 Copyright ©2000 - 2012, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir. Ayrıca bu Forum Adamın Aklını Alır :´
İndir | Oyun Oyna | tugrulgross